Loading
ÇED Yönetmeliği Nedir

ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Yönetmeliği

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği, Türkiye'de yapılması planlanan projelerin çevre üzerindeki olası etkilerini önceden belirlemek, bu etkileri en aza indirmek ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda karar alma sürecine yön vermek amacıyla yürürlüğe konulmuştur. Yönetmelik, çevreye zarar verme potansiyeli bulunan faaliyetlerin denetim altına alınmasını sağlar ve ilgili kurumlara, projelere onay vermeden önce bilimsel veriler ışığında değerlendirme yapma yükümlülüğü getirir.

 

Bu düzenleme hem kamu yatırımlarını hem de özel sektör projelerini kapsayarak çevreyi korumaya yönelik önleyici bir yaklaşım benimser. ÇED süreci kapsamında projeler, alan kullanımı, su kaynaklarına etkiler, atık yönetimi ve biyolojik çeşitlilik gibi pek çok açıdan incelenir. Böylece çevre ile uyumlu projeler desteklenirken, olumsuz etkiler taşıyan planlar gerekli düzenlemeler yapılmadan uygulamaya geçemez. Bu yönüyle ÇED Yönetmeliği, çevre bilincinin kurumsal hale gelmesinde temel yapı taşlarından biridir.

ÇED Yönetmeliği Resmi Gazete'de Yayımlanarak Yürürlüğe Girdi

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerini düzenleyen ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde yenilenen ÇED Yönetmeliği, 29 Temmuz 2022 tarihli ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yeni düzenleme ile birlikte, 2014 yılından bu yana yürürlükte olan eski yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ve çevre mevzuatımız, Türkiye'nin "Yeşil Kalkınma Hedefleri" doğrultusunda güncel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde revize edilmiştir. Resmi Gazete'de yayımlanan bu yönetmelik, çevresel izin süreçlerinde şeffaflığı artırmayı ve bürokrasiyi sadeleştirmeyi hedeflemektedir. Resmi gazete bkz.

Yeni ÇED Yönetmeliği ile birlikte, ÇED Raporu hazırlanması zorunlu olan projelerin kapsamı genişletilmiş ve çevresel risk taşıyan birçok faaliyet daha sıkı denetim altına alınmıştır. Özellikle Ek-1 ve Ek-2 listelerinde yapılan köklü değişikliklerle; turizm konaklama tesisleri, rüzgâr ve güneş enerji santralleri ile sanayi tesisleri için belirlenen eşik değerler yeniden düzenlenmiştir. Bu sayede, projenin sadece inşaat aşaması değil, işletme ve işletme sonrası süreçlerinin de çevresel etkilerinin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi ve "kümülatif etki" analizinin yapılması zorunlu hale getirilmiştir.

Yönetmeliğin getirdiği en önemli yeniliklerden biri de "Sürdürülebilirlik Planı" kavramıdır. Artık yatırımcılar, hazırlayacakları ÇED raporlarında Sıfır Atık Planı, Sera Gazı Azaltımı Planı ve İklim Değişikliğine Etkiler gibi kritik başlıklara yer vermek zorundadır. Resmi Gazete'de yer alan bu düzenleme, projelerin sadece bugünkü etkilerini değil, gelecekteki çevresel ayak izlerini de kontrol altına almayı amaçlar. Böylece yatırımların iklim değişikliği ile mücadele stratejilerine uyumlu olması yasal bir zemine oturtulmuştur.

Yatırımcıları yakından ilgilendiren bir diğer önemli değişiklik ise "ÇED Olumlu" kararı sonrası yatırım sürecidir. Yeni yönetmeliğe göre, olumlu karar alındıktan sonra mücbir sebepler dışında 5 yıl içinde yatırıma başlanmaması durumunda, alınan karar geçersiz sayılacaktır. Ayrıca halkın katılımı süreçleri güçlendirilmiş ve bilgilendirme yöntemleri çeşitlendirilmiştir. ÇED Yönetmeliği Resmi Gazete yayımıyla birlikte, hem çevrenin korunması hem de yatırımların hukuki güvenliği açısından yeni bir dönem başlamış, süreçlerin dijitalleşmesi ve hızlanması adına önemli adımlar atılmıştır.

ÇED Yönetmeliği Nedir?

ÇED Yönetmeliği, çevreye etkisi olabilecek her türlü projeyi uygulamaya alınmadan önce bilimsel ölçütlerle değerlendirmeye tabi tutan yasal bir düzenlemedir. Bu yönetmelik, doğal kaynakların korunması ve çevresel zararların önlenmesi için projelerin planlama aşamasında kontrol edilmesini sağlar. Hangi faaliyetlerin çevresel etki değerlendirmesine tabi olduğu, hangi adımların izleneceği ve hangi kurumların yetkili olduğu gibi konular bu yönetmelik kapsamında netleştirilmiştir.

 

ÇED Yönetmeliği kapsamında dikkat çeken başlıca noktalar:

  • Çevreye etkisi olabilecek faaliyetler için ön inceleme ve değerlendirme zorunludur.
  • Proje sahipleri, ÇED raporu hazırlayarak potansiyel etkileri ortaya koymak zorundadır.
  • Raporlar, kamu kurumları ve halkın katılımıyla birlikte değerlendirilir.
  • Uygun bulunmayan projeler onay sürecinden geçemez.
  • Onaylanan projelerde izleme ve denetim süreçleri yürütülür.

Bu yapısıyla ÇED Yönetmeliği, sadece çevrenin korunmasını değil, aynı zamanda kamu yararını gözeten şeffaf bir karar mekanizmasını destekler. Uzun vadede doğal dengeyi koruyan bu sistem, projelerin sosyal, ekonomik ve ekolojik etkilerini birlikte değerlendirerek dengeli kalkınma anlayışına katkı sunar.

Kimler ÇED Yönetmeliğine Tabiidir?

Kimler ÇED Yönetmeliğine tabidir sorusunun cevabı, yalnızca büyük ölçekli sanayi projeleriyle sınırlı değildir. Bu yönetmelik, çevresel etkisi olabilecek her tür faaliyeti kapsam altına alır. Kamu kurumları, özel sektör firmaları ve bireysel yatırımcılar, gerçekleştirmek istedikleri projelerin türüne ve ölçeğine göre bu düzenlemeye tabi tutulur. Özellikle enerji, maden, ulaşım, turizm, tarım ve sanayi gibi alanlarda yatırım yapmayı planlayanlar için ÇED süreci zorunlu bir adımdır.

 

ÇED Yönetmeliğine tabi olan başlıca faaliyet ve sektörler:

  • Termik santraller, barajlar ve hidroelektrik santraller
  • Otoban, demiryolu, havaalanı gibi büyük ulaşım projeleri
  • Maden ocakları, taş ocakları ve benzeri yer altı faaliyetleri
  • Kimya, petrokimya, çimento ve metal üretim tesisleri
  • Organize sanayi bölgeleri ve atık bertaraf tesisleri
  • Büyük otel, tatil köyü ve marinalar gibi turizm yatırımları
  • Yoğun hayvancılık tesisleri, balık çiftlikleri ve tarım yatırımları

Bu düzenleme, sadece büyük yatırımcıları değil, aynı zamanda çevreyi etkileyebilecek orta ölçekli projeleri hayata geçirecek girişimcileri de kapsar. Projenin büyüklüğüne, yer seçimine ve çevreye olası etkilerine göre “ÇED Gereklidir” ya da “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilir. Böylece, her projenin çevresel sorumluluğu proje daha başlamadan denetim altına alınmış olur.

ÇED Raporu ve Yönetmeliği Arasındaki Farklar

ÇED Raporu ve Yönetmeliği birbirine bağlı kavramlar olsa da, işlevleri ve kapsamları açısından önemli farklılıklar içerir. ÇED Yönetmeliği, çevreyle ilişkili faaliyetlerin nasıl değerlendirileceğini ve hangi kuralların geçerli olduğunu belirleyen yasal çerçeveyi oluşturur. ÇED Raporu ise, bu yönetmelikte belirtilen kurallara göre hazırlanan, belirli bir projeye özel çevresel etkilerin analiz edildiği teknik belgedir. Yani biri yol haritası niteliğindeyken, diğeri bu yolun nasıl yüründüğünü gösteren detaylı uygulama dosyasıdır.

 

ÇED Raporu ile Yönetmelik arasındaki temel farklar:

  • Yönetmelik: Genel çevresel denetim süreçlerini belirleyen yasal düzenlemedir.
  • Rapor: Spesifik bir projeye ait çevresel etkilerin incelendiği teknik dokümandır.
  • Yönetmelik: Proje öncesi hangi adımların izleneceğini tanımlar.
  • Rapor: Belirli proje alanına özel bilimsel veriler, analizler ve tahminler içerir.
  • Yönetmelik: Tüm sektör ve projeler için geçerlidir.
  • Rapor: Sadece ilgili projeyi kapsar ve proje sahibi tarafından hazırlanır.
  • Yönetmelik: Kamu kurumları tarafından hazırlanır ve güncellenir.
  • Rapor: Yetkili danışmanlık firmaları ya da uzmanlar tarafından oluşturulur.

Bu farklar, sürecin karmaşık görünmesini engellemek adına oldukça önemlidir. Yönetmelik çevre politikasının yasal altyapısını sağlarken, ÇED Raporu bu politikanın sahadaki uygulama aracıdır. Birbirini tamamlayan bu iki yapı sayesinde çevresel etkiler bilimsel ve hukuki zeminde kontrol altına alınır.

paylaş

Yorum Yapın