BEKRA (Seveso) Kapsamı: Alt ve Üst Seviye Hesaplama
Tesisinizin BEKRA (Seveso) kapsamına girip girmediği, ürettiğiniz ya da depoladığınız tehlikeli maddelerin cinsine ve miktarına göre belirlenir. Yani konu, "biz kimya fabrikası değiliz" demekle kapanmaz. Depolarında belirli bir eşiği aşan miktarda tehlikeli kimyasal bulunduran bir gıda, tekstil ya da metal işleme tesisi de pekâlâ kapsama girebilir. Aşağıda hem kapsam tespitinin nasıl yapıldığını hem de alt ve üst seviye ayrımının hangi mantıkla hesaplandığını adım adım açıklıyoruz.
BEKRA Yönetmeliği hangi tesisleri ilgilendiriyor?
BEKRA, açık adıyla Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik, Avrupa Birliği'nin Seveso III Direktifi temel alınarak hazırlanmış bir düzenlemedir. Amacı, tehlikeli maddelerin bulunduğu tesislerde meydana gelebilecek büyük kazaları önlemek ve olası bir kaza durumunda insan sağlığı ile çevre üzerindeki etkileri en aza indirmektir.
Yönetmeliğin kapsamını belirleyen tek ölçüt sektör değildir. Belirleyici olan, tesiste bulundurulan tehlikeli maddenin sınıflandırması ve bulundurulan azami miktardır. Bir başka deyişle, aynı kimyasalı 5 ton bulunduran bir tesis kapsam dışı kalırken, 60 ton bulunduran bir tesis üst seviye kuruluş sayılabilir. Bu yüzden ilk yapılması gereken, tesiste bulunan tüm kimyasalların envanterini çıkarmak ve her birinin tehlike sınıfını doğru şekilde belirlemektir.
Bu envanter çalışması sırasında maddelerin güncel güvenlik bilgi formu verilerine ihtiyaç duyulur. SDS'lerdeki H ifadeleri (tehlike ifadeleri) ve sınıflandırmalar, maddenin BEKRA açısından hangi kategoriye girdiğini gösteren en temel kaynaktır. Formlar güncel değilse ya da hatalı sınıflandırma içeriyorsa, kapsam tespiti de baştan yanlış çıkar.
Kapsam tespitinde ilk durak: Yönetmelik Ek-1 listesi
Tesisinizin kapsamda olup olmadığını anlamanın başlangıç noktası, yönetmeliğin Ek-1 bölümüdür. Bu ek iki ayrı kısımdan oluşur. Birinci kısım, ismen belirtilmiş maddeleri içerir; propan, klor, amonyak gibi belirli kimyasalların adı ve karşılık gelen eşik miktarları burada tek tek listelenmiştir. İkinci kısım ise maddeleri isimle değil, tehlike kategorisiyle ele alır. Örneğin akut toksik, alevlenir sıvı veya sucul çevre için tehlikeli olarak sınıflandırılan tüm maddeler bu bölüm üzerinden değerlendirilir.
Bir madde hem birinci hem ikinci kısımda karşılık bulabilir. Bu durumda ismen belirtilen maddeye ait eşik değer esas alınır. Yani öncelik her zaman spesifik olandadır. Bu ayrımın atlanması, hesaplamada en çok karşılaşılan hatalardan biridir ve tesisin yanlış seviyeye yerleştirilmesine yol açar.
Ek-1 listesindeki her madde ve kategori için iki farklı eşik miktarı tanımlanmıştır. Bunlardan düşük olanı alt seviye eşiğini, yüksek olanı üst seviye eşiğini gösterir. Tesiste bulunan madde miktarının bu iki değerle kıyaslanması, kapsam ve seviye tespitinin özünü oluşturur. Kimyasal envanterinin doğru yönetilmesi konusunda kimyasalların yönetimi hizmetleri bu aşamada önemli bir zemin sağlar.
Alt seviye ve üst seviye arasındaki fark nedir?
Kapsama giren tesisler ikiye ayrılır. Alt seviyeli kuruluş, tehlikeli madde miktarı alt seviye eşiğine ulaşan ancak üst seviye eşiğinin altında kalan tesistir. Üst seviyeli kuruluş ise madde miktarı üst seviye eşiğine ulaşan ya da bu değeri aşan tesistir.
Bu ayrım yalnızca isimden ibaret değildir. İki seviye arasındaki fark, tesisin yerine getirmesi gereken yükümlülüklerin ağırlığını doğrudan belirler. Üst seviye bir kuruluş, alt seviyeye kıyasla çok daha kapsamlı belgeler hazırlamak, daha detaylı analizler yapmak ve denetimlere daha sık tabi olmakla yükümlüdür. Dolayısıyla seviyenin bir basamak yukarı ya da aşağı çıkması, tesisin üzerindeki idari ve teknik yükü ciddi biçimde değiştirir.
Seviye tespiti statik bir işlem de değildir. Tesiste yeni bir kimyasal kullanılmaya başlandığında, mevcut bir maddenin stok miktarı artırıldığında ya da üretim süreci değiştirildiğinde hesaplamanın yeniden yapılması gerekir. Bu nedenle seviye belirleme, bir kez yapılıp rafa kaldırılan değil, süreç değiştikçe güncellenen bir çalışmadır.
Bildirim nasıl yapılır ve hangi miktarlar esas alınır?
Kapsama giren tüm tesisler, Büyük Endüstriyel Kaza Bildirimini (BEKB) elektronik sistem üzerinden yapmakla yükümlüdür. Bildirim, tesisin seviyesini belirleyen resmi beyandır ve tehlikeli madde envanterine dayanır. Hesaplamada esas alınacak miktar konusunda dikkat edilmesi gereken birkaç kritik nokta vardır:
- Azami miktar esastır. Hesaplamada anlık stok değil, tesiste aynı anda bulunabilecek en yüksek madde miktarı dikkate alınır. Yıl içinde tek seferlik yükselen bir stok bile seviyeyi değiştirebilir.
- Geçici bulundurmalar da sayılır. Üretim sürecinde geçici olarak oluşan ya da proses kaybı sırasında ortaya çıkabilecek tehlikeli maddeler de kapsam değerlendirmesine dahil edilir.
- Aynı çatı altındaki tüm birimler birlikte değerlendirilir. Kuruluş sınırları içindeki farklı depo ve üretim alanlarındaki miktarlar toplanarak hesaplanır.
- Sınıflandırması olmayan madde göz ardı edilmez. Tehlike sınıfı belirlenmemiş bir kimyasal, sınıflandırması yapılana kadar risk taşımaya devam eder ve bu durum bildirimde eksikliğe yol açar.
Bildirim verileri, tesisin ileride hazırlayacağı tüm belgelerin de temelini oluşturur. Bu nedenle beyan aşamasındaki bir hata, sonraki tüm süreçlere yansır. Tehlikeli madde bulunduran tesislerin ayrıca tehlikeli madde faaliyet belgesi gibi başka yükümlülükleri de olabileceğini göz önünde bulundurmak gerekir.
Toplama kuralı: Birden fazla tehlikeli madde varsa hesaplama nasıl yapılır?
Tesiste tek bir tehlikeli madde varsa hesaplama basittir. Bulundurulan miktar, o maddenin eşik değerleriyle kıyaslanır ve seviye buna göre belirlenir. Ancak gerçek hayatta çoğu tesiste onlarca farklı kimyasal bir arada bulunur. İşte bu noktada toplama kuralı devreye girer.
Toplama kuralında her madde için bulundurulan miktarın (q) ilgili eşik değere (Q) oranı hesaplanır. Ardından bu oranlar toplanır. Elde edilen toplam 1'e eşit ya da 1'den büyükse, tesis o seviyeye girer. Örneğin üç ayrı maddenin alt seviye eşiğine oranı sırasıyla 0,4, 0,3 ve 0,5 çıkıyorsa, toplam 1,2 olur ve tesis tek başına hiçbir maddede eşiği aşmasa bile alt seviye kapsamına girer.
Bu hesaplama tek bir toplamla da bitmez. Toplama kuralı üç ayrı tehlike grubu için birbirinden bağımsız olarak yapılır. Bunlar sağlık tehlikeleri, fiziksel tehlikeler ve çevresel tehlikeler gruplarıdır. Her grup için ayrı bir toplam çıkarılır ve bu üç toplamdan herhangi biri 1'e ulaşırsa tesis kapsama girer. Yani bir tesis çevresel tehlike toplamı düşük olsa bile, sağlık tehlikeleri toplamı üzerinden üst seviyeye çıkabilir.
Aynı hesap hem alt seviye eşikleri hem de üst seviye eşikleri için ayrı ayrı yapılır. Önce üst seviye değerleriyle kontrol edilir; toplam 1'e ulaşmıyorsa alt seviye değerleriyle tekrar hesaplanır. Bu iki katmanlı yapı, doğru bilgiyle yürütülmediğinde tesisin yanlış sınıflandırılmasına neden olan en hassas aşamadır.
Alt ve üst seviye kuruluşların yerine getirmesi gereken yükümlülükler
Seviye belirlendikten sonra her tesisin sorumlulukları netleşir. Alt ve üst seviye kuruluşların ortak yükümlülükleri olduğu gibi, üst seviyeye özgü ek zorunluluklar da vardır. Temel yükümlülükler şu şekilde özetlenebilir:
- Alt seviyeli kuruluşlar için büyük kaza önleme politika belgesinin (BKÖP) hazırlanması ve uygulanması esastır. Bu belge, tesisin büyük kaza risklerini nasıl yönettiğini ortaya koyar.
- Üst seviyeli kuruluşlar için güvenlik raporu hazırlanması zorunludur. Bu rapor, olası kaza senaryolarını, alınan önlemleri ve risk analizlerini detaylı biçimde içerir.
- Dahili acil durum planı, üst seviyeli kuruluşlarca hazırlanır ve tesis içinde bir kaza anında uygulanacak müdahale adımlarını tanımlar.
- Güvenlik yönetim sistemi, üst seviyeli tesislerde kurulur ve büyük kaza risklerinin sürekli olarak izlenmesini sağlar.
- Bilgilendirme yükümlülüğü, komşu tesisleri ve çevrede yaşayan halkı olası riskler konusunda haberdar etmeyi kapsar.
Bu yükümlülükler, büyük kaza risklerinin patlama ve yangın boyutuyla iç içe geçtiği durumlarda patlamadan korunma dokümanı (PKD) çalışmalarıyla da doğrudan ilişkilidir. Kimyasal risklerin bütüncül yönetimi, bu belgelerin birbiriyle uyumlu hazırlanmasını gerektirir.
Hesaplamada en sık yapılan hatalar
Kapsam ve seviye tespiti teknik bir konu olduğu için, uygulamada sıkça tekrarlanan hatalar ortaya çıkar. Bunların başında güncelliğini yitirmiş güvenlik bilgi formlarına dayanmak gelir. Eski bir SDS'deki hatalı sınıflandırma, tüm hesabı yanlış yönlendirir. Bir maddenin tehlike sınıfı değişmişse, tesisin seviyesi de değişmiş olabilir.
İkinci yaygın hata, toplama kuralının atlanmasıdır. Tesis sahibi çoğu zaman tek tek maddelere bakar, hiçbirinin eşiği aşmadığını görür ve kapsam dışı olduğunu varsayar. Oysa maddeler tek başına eşiği geçmese bile toplama kuralı devreye girdiğinde tesis pekâlâ kapsama girebilir. Bu, en çok gözden kaçan noktalardan biridir.
Bir diğer hata ise geçici ve ara ürün hâlindeki maddelerin hesaba katılmamasıdır. Üretim sırasında kısa süreliğine oluşan tehlikeli maddeler de bulundurulan miktar kapsamındadır. Aynı şekilde azami stok yerine ortalama stok üzerinden yapılan hesaplar da tesisi olduğundan daha düşük bir seviyede gösterir. Bu hataların ortak sonucu, denetim sırasında tesisin beyanının gerçeği yansıtmadığının ortaya çıkması ve idari yaptırımlarla karşılaşılmasıdır.
Kapsam ve seviye tespitinde profesyonel destek
BEKRA kapsam değerlendirmesi, doğru veriyle ve mevzuata hâkim bir bakışla yapıldığında tesisi gereksiz yüklerden korur, yanlış yapıldığında ise ciddi risklere kapı aralar. Kimyasal envanterinin çıkarılması, tehlike sınıflarının doğru belirlenmesi, toplama kuralının üç grup için ayrı ayrı uygulanması ve seviyeye uygun belgelerin hazırlanması bir bütün olarak ele alınmalıdır.
Bu süreçte deneyimli bir ekiple çalışmak, hem hesaplamanın doğruluğunu hem de sonraki belge hazırlık aşamalarının sağlıklı ilerlemesini güvence altına alır. Kapsam tespiti, BKÖP ve güvenlik raporu hazırlığı gibi adımlar için BEKRA (Seveso) danışmanlığı ve alt-üst seviye hizmetimizden yararlanabilir, tesisinize özel değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Kısacası tesisinizin BEKRA kapsamında olup olmadığı, kimyasal envanterinizin doğru analiz edilmesiyle netleşir. Doğru sınıflandırma, güncel veriler ve toplama kuralının hatasız uygulanması, hem gereksiz yükümlülüklerden kaçınmanızı hem de olası yaptırımlardan korunmanızı sağlar.

Yorum Yapın