TMGD Zorunluluğu Hangi Firmaları Kapsar

TMGD Zorunluluğu Hangi Firmaları Kapsar

Tehlikeli madde güvenlik danışmanı bulundurma yükümlülüğü, yalnızca akaryakıt taşıyan lojistik firmalarını ya da büyük kimya tesislerini ilgilendiren dar bir konu değil. Bir takvim yılı içinde belirlenen miktarın üzerinde tehlikeli madde gönderen, paketleyen, yükleyen, dolduran, boşaltan veya taşıyan her işletme bu kapsamın içinde. Deposunda tiner ve solvent bulunduran bir mobilya üreticisi de, atık yağını düzenli olarak lisanslı tesise sevk eden bir metal işleme fabrikası da aynı yönetmeliğe tabi.

Yükümlülüğün yasal çerçevesi, 18 Haziran 2022 tarihli ve 31870 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik ile çiziliyor. Yönetmeliğin 7. maddesi hangi işletmelerin Tehlikeli Madde Faaliyet Belgesi (TMFB) alacağını, 8. maddesi ise bu belgeye sahip işletmelerden hangilerinin TMGD hizmeti almak zorunda olduğunu belirliyor. Kısacası kapsamı anlamak için önce faaliyet belgesi eşiklerine bakmak gerekiyor.

İşletmeniz TMGD kapsamında mı, birlikte netleştirelim

Ekol Çevre uzmanları tehlikeli madde envanterinizi ve faaliyet konularınızı inceleyerek yükümlülük durumunuzu raporlar, gerekli hallerde faaliyet belgesi ve danışman atama süreçlerinin tamamını sizin adınıza yürütür.

Ücretsiz Ön Değerlendirme Talep Edin

TMGD Zorunluluğunun Yasal Dayanağı Nedir?

Türkiye, tehlikeli madde taşımacılığında ADR (Karayoluyla Uluslararası Tehlikeli Maddeler Taşımacılığı Avrupa Anlaşması) hükümlerini uygulayan ülkeler arasında. ADR'nin 1.8.3 bölümü, tehlikeli madde faaliyeti yürüten işletmelere güvenlik danışmanı atama yükümlülüğü getiriyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da bu hükmü ulusal mevzuata aktararak hem karayolu hem demiryolu hem de denizyolu taşımacılığı için bağlayıcı hale getirdi.

Uygulamada iki temel düzenleme birlikte işliyor. Birincisi, işletmelerin belge ve danışmanlık yükümlülüğünü tanımlayan Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik. İkincisi ise danışmanların ve yetkilendirilmiş kuruluşların (TMGDK) çalışma usullerini düzenleyen Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Hizmetleri Hakkında Yönetmelik. Birincisi "kim yükümlü" sorusuna, ikincisi "bu hizmet nasıl alınır" sorusuna cevap veriyor.

Buradaki en kritik ayrım şu: TMGD zorunluluğu, işletmenin üretim yapıp yapmadığına değil, tehlikeli maddeyle taşımacılık zincirinin herhangi bir halkasında temas edip etmediğine bakıyor. Maddeyi siz üretmeseniz bile, kamyona yüklüyor, tanktan dolduruyor ya da irsaliyesini düzenliyorsanız yönetmelik sizi taraf sayıyor.

Tehlikeli Madde Faaliyet Belgesi ile TMGD Zorunluluğu Arasındaki Bağ

TMFB, işletmenin tehlikeli madde zincirindeki rolünü resmî olarak tescil eden belge. Yönetmelik sekiz faaliyet konusu tanımlıyor: gönderen, paketleyen, yükleyen, dolduran, boşaltan, alıcı, taşımacı ve tank konteyner/portatif tank işletmecisi. Bir işletme bu rollerin birden fazlasını aynı anda üstlenebilir ve belgesine hepsi işlenir.

Belge alma eşiği çoğu faaliyet konusu için son bir takvim yılı içinde 20 ton. Yani 20 ton ve üzerinde tehlikeli madde gönderen, alan, paketleyen, yükleyen, boşaltan ya da dolduran işletmeler TMFB almakla yükümlü. Taşımacılar ile tank konteyner işletmecilerinde ise miktar şartı aranmıyor; faaliyetin kendisi belgeyi zorunlu kılıyor. Sınıf 1 (patlayıcılar) ve Sınıf 7 (radyoaktif maddeler) kapsamındaki maddelerle çalışan işletmeler için de miktara bakılmaksızın belge şartı devrede.

Bu yapının pratikteki karşılığı şu: TMGD zorunluluğu TMFB'nin doğal devamı olarak geliyor. Faaliyet belgesi almış her işletme, yönetmelikte sayılan sınırlı istisnalar dışında, güvenlik danışmanlığı hizmeti almak durumunda. Dolayısıyla "bize TMGD gerekir mi" sorusunun cevabı, aslında "bize TMFB gerekir mi" sorusunun içinde saklı. Faaliyet belgesinin nasıl alındığını ve başvuruda istenen evrakları merak ediyorsanız tehlikeli madde faaliyet belgesi rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Miktar hesabı yapılırken sık düşülen bir hata var: işletmeler yalnızca ana hammaddelerini sayıyor, buna karşılık laboratuvar kimyasallarını, temizlik ve bakım malzemelerini, aerosolleri, akü ve pilleri, hatta tehlikeli atıklarını hesaba katmıyor. Oysa ADR sınıflandırmasına giren her madde toplam tonaja dahil. Yıllık 20 tonluk eşik, çoğu orta ölçekli üretim tesisinde sanılandan çok daha erken aşılıyor.

TMGD Bulundurmak Zorunda Olan İşletmeler

Yönetmelik, yükümlülüğü sektör adına göre değil faaliyet konusuna göre tanımlıyor. Aşağıdaki rollerden birini üstlenen ve faaliyet belgesi almış işletmeler, güvenlik danışmanlığı hizmeti almak zorunda:

  • Gönderen: Tehlikeli maddeyi kendi adına ya da üçüncü bir taraf adına taşımaya veren, taşıma evrakını düzenleyen işletmeler. Üretim tesislerinin büyük bölümü bu rolde yer alıyor.
  • Paketleyen: Tehlikeli maddeyi ambalajlayan, ambalajı işaretleyip etiketleyen, dolum sonrası paketi taşımaya hazır hale getiren firmalar.
  • Yükleyen: Paketli tehlikeli maddeyi araca, konteynere veya vagona yükleyen işletmeler. Lojistik depoları ve sevkiyat birimleri bu kapsamda.
  • Dolduran: Tehlikeli maddeyi tanka, tank konteynere, tüpe ya da dökme yük taşıma birimine dolduran tesisler. Dolum tesisleri, akaryakıt ve LPG istasyonları buraya giriyor.
  • Boşaltan: Aracı ya da tankı boşaltan, hortum bağlantısını yapan, boşaltma sonrası temizlik ve dekontaminasyon işlemlerini yürüten işletmeler.
  • Taşımacı: Karayolunda tehlikeli madde taşıyan ve yetki belgesine kayıtlı taşıtlarının toplam asgari kapasitesi 50 ton ve üzerinde olan firmalar.
  • Sınıf 1 ve Sınıf 7 ile çalışanlar: Patlayıcı ve radyoaktif madde faaliyeti yürüten işletmeler, miktar ne olursa olsun kapsam içinde.

Aynı işletme birden fazla rolü taşıyorsa yükümlülük tekilleşmiyor, aksine danışmanın kontrol etmesi gereken süreç sayısı artıyor. Örneğin hem dolum yapan hem sevkiyat gerçekleştiren bir kimya tesisi, dolduran ve gönderen sıfatlarının ikisinden de sorumlu.

Hangi İşletmeler TMGD Zorunluluğundan Muaf?

Muafiyet listesi oldukça dar ve yönetmelikte tek tek sayılmış durumda. Aşağıdaki üç durumda işletmeler danışmanlık hizmeti almakla yükümlü değil:

  • Sadece taşımacı faaliyet konulu TMFB'ye sahip olup, taşıma yetki belgesine kayıtlı taşıtlarının toplam asgari kapasitesi 50 tonun altında kalan işletmeler.
  • Sadece alıcı ve/veya tank konteyner/portatif tank işletmecisi faaliyet konulu belgeye sahip işletmeler.
  • Yukarıdaki iki durumun birlikte bulunduğu, yani hem sınırlı kapasiteli taşımacı hem alıcı sıfatı taşıyan işletmeler.

Bu listenin dışında kalan hiçbir faaliyet konusu için otomatik bir muafiyet bulunmuyor. Özellikle "biz sadece alıyoruz" diyen işletmelerin dikkatli olması gerekiyor: aldığı maddeyi kendi personeliyle boşaltan bir tesis artık yalnızca alıcı değil, aynı zamanda boşaltan sayılıyor ve muafiyet ortadan kalkıyor. Benzer şekilde nihai tüketici konumundaki bir işletme, ürününü başka bir adrese sevk etmeye başladığı anda gönderen sıfatını kazanıyor.

Muafiyet durumunun her yıl yeniden değerlendirilmesi de önemli bir ayrıntı. Tonaj, araç kapasitesi ya da faaliyet konusu değiştiğinde işletmenin statüsü de değişiyor. Bu nedenle yıl sonu envanter kapanışlarında tehlikeli madde miktarının ayrı bir kalem olarak raporlanması, sürprizlerin önüne geçen basit ama etkili bir uygulama.

Farkında Olmadan Kapsama Giren Sektörler

Denetimlerde en çok zorlanan işletmeler, faaliyet alanı ilk bakışta tehlikeli maddeyle ilişkilendirilmeyenler oluyor. Tekstil boyahaneleri, gıda üretim tesislerindeki soğutma sistemleri, matbaalar, ilaç ve kozmetik depoları, otomotiv yan sanayi, geri kazanım ve arıtma tesisleri bu grubun başında geliyor. Bu tesislerin ortak noktası, tehlikeli maddeyi ürün olarak değil süreç girdisi olarak kullanmaları.

Hastaneler ve laboratuvarlar da benzer bir noktada duruyor. Sınıf 6.2 kapsamındaki bulaşıcı maddeler, tıbbi atıklar ve basınçlı gaz tüpleri bu tesisleri doğrudan mevzuatın konusu haline getiriyor. Yönetmelik, Sınıf 6.2 ile çalışan belirli kuruluşları ayrı bir ekte listeleyerek belge yükümlülüğüne dahil ediyor.

Atık üreten sanayi tesisleri için tablo biraz daha karmaşık. Tehlikeli atığın büyük bölümü ADR sınıflandırmasına giriyor ve tesis dışına sevk edildiği anda taşıma mevzuatı devreye giriyor. Atığın ulusal atık taşıma formu ve MoTAT sistemi üzerinden takibi, tehlikeli madde taşıma kurallarından bağımsız bir süreç değil. İki mevzuatı birlikte yürütmek, atık yönetimi tarafında da uyumu kolaylaştırıyor.

Depolama ve dağıtım merkezleri de sıklıkla gözden kaçıyor. Kendi ürünü olmayan, yalnızca üçüncü taraf adına elleçleme yapan lojistik firmaları, yükleme ve boşaltma faaliyetleri nedeniyle kapsama giriyor. Burada belirleyici olan mülkiyet değil, fiziksel temas ve operasyonel sorumluluk.

İşletmede TMGD Nasıl Görevlendirilir?

İki yol var. İşletme, gerekli sertifikaya sahip bir danışmanı kendi bünyesinde tam zamanlı istihdam edebilir ya da Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş bir tehlikeli madde güvenlik danışmanlığı kuruluşundan (TMGDK) hizmet satın alabilir. Orta ve küçük ölçekli işletmelerin büyük bölümü, maliyet ve süreklilik açısından ikinci yolu tercih ediyor.

Hizmetin süresi de serbest bırakılmamış. Yönetmelik, her bir faaliyet belgesi için ayda en az 18 saat danışmanlık hizmeti verilmesini şart koşuyor. Bu süre, danışmanın sahada geçirdiği zamanı, kayıt incelemelerini ve eğitim faaliyetlerini kapsıyor. Gönderen faaliyet konusuyla birden fazla adreste çalışan işletmelerde ise her beş adres için ayrıca bir danışman atanması gerekiyor.

Yeni kurulan ya da faaliyet konusunu sonradan değiştiren işletmeler için süre sınırı var: belge alındıktan sonra otuz gün içinde danışmanlık hizmetinin başlatılması bekleniyor. Bu süre kaçırıldığında işletme, denetim sırasında eksiklik tespit edilmese bile yükümlülüğünü zamanında yerine getirmemiş sayılıyor.

Atama yapıldıktan sonra danışmanın Bakanlık sistemine kaydedilmesi ve sözleşmenin usulüne uygun düzenlenmesi gerekiyor. Sözleşmesi sisteme işlenmemiş bir danışmanla çalışmak, hukuken danışman bulundurmamakla aynı sonucu doğuruyor. Tehlikeli madde güvenlik danışmanlığı hizmetimiz kapsamında bu kayıt ve sözleşme süreçlerinin tamamı işletme adına yürütülüyor.

TMGD'nin İşletmedeki Görevleri ve Raporlama Yükümlülükleri

Danışmanın işi, denetim günü evrak yetiştirmekten ibaret değil. ADR 1.8.3 bölümü danışmana kalıcı bir izleme sorumluluğu yüklüyor: taşıma süreçlerinin mevzuata uygunluğunu denetlemek, ambalaj ve etiketleme uygulamalarını kontrol etmek, araç ve ekipman seçimini değerlendirmek, personelin eğitim durumunu takip etmek ve acil durum talimatlarının güncelliğini sağlamak.

İki raporlama yükümlülüğü özellikle öne çıkıyor. Birincisi yıllık faaliyet raporu; danışman, işletmenin bir yıl boyunca yürüttüğü tehlikeli madde faaliyetlerini değerlendirerek raporlar ve mevzuatta belirtilen sürede Bakanlığa sunar. İkincisi kaza raporu; tehlikeli madde kaynaklı bir olay yaşandığında danışmanın olayı incelemesi, nedenlerini ortaya koyması ve tekrarını önleyecek tedbirleri raporlaması gerekiyor.

Bunların yanında danışman, işletme içi eğitimlerin planlanmasında da rol alıyor. Yükleme, boşaltma ve dolum yapan personelin görevine uygun bilgilendirilmesi, hem mevzuat açısından zorunlu hem de kaza riskini gerçek anlamda azaltan tek uygulama. Konuyla ilgili eğitim programlarımıza göz atabilirsiniz.

Danışmanın bağımsızlığı da yönetmelikle korunuyor. İşletme ya da hizmet aldığı kuruluş, danışmanı görevleriyle ilgili olarak etki altında bırakamıyor. Bu hüküm, raporların gerçek durumu yansıtması açısından belirleyici bir güvence.

TMGD Bulundurmamanın Yaptırımları

Yükümlülüğünü yerine getirmeyen işletmeler için Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında idari para cezası uygulanıyor. Ceza tutarları her yıl yeniden değerleme oranına göre güncelleniyor ve tespit edilen her eksiklik için ayrı ayrı işletilebiliyor. Faaliyet belgesi olmadan çalışmak, danışman atamamak ve zorunlu raporları sunmamak birbirinden bağımsız üç ihlal olarak değerlendiriliyor.

Mali yaptırım tek sonuç değil. Denetimlerde eksiklik tespit edilen işletmelerin sevkiyatları durdurulabiliyor, araçları bekletilebiliyor ve faaliyet belgesi yenileme süreçleri sekteye uğrayabiliyor. Tedarik zincirinde çalışan büyük ölçekli firmalar da alt yüklenicilerinden TMFB ve danışman sözleşmesi talep ettiği için, eksiklik ticari ilişkileri doğrudan etkileyebiliyor.

Bir kaza yaşandığında tablo daha da ağırlaşıyor. Danışman bulundurmayan işletmelerde sorumluluk doğrudan işletme sahibine ve yöneticilere yöneliyor; sigorta süreçlerinde de mevzuata aykırılık ciddi bir tartışma konusu haline geliyor. Kimyasal kaynaklı risklerin yönetiminde SDS hazırlama, patlamadan korunma dokümanı ve BEKRA (Seveso) uygunluğu gibi başlıkların TMGD ile birlikte ele alınması, hem denetim hem güvenlik tarafında bütünlüklü bir koruma sağlıyor.

Özetle, tehlikeli maddeyle herhangi bir biçimde temas eden işletmelerin ilk yapması gereken şey tonaj ve faaliyet konusu analizidir. Bu analiz doğru yapıldığında hem gereksiz maliyetin hem de beklenmedik cezanın önüne geçilir.

paylaş

Yorum Yapın